Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyetin 100'üncü yılına ithafen kamuoyuna sundukları "100 İl, 1000 İlçe Projesi" kapsamında il statüsüne kavuşturulması öngörülen 19 ilçeyi ve 78 yeni ilçe hedefini kamuoyuna açıkladı.
Bahçeli, Türkgün gazetesine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin değişen demografik, ekonomik ve sosyal dinamikleri doğrultusunda mülki idare yapısının yenilenmesi gerektiğini dile getirdi.
İl olabilecek ilçelerin belirlenmesinde sadece nüfus büyüklüğünün değil; sanayi, tarım, turizm, lojistik, sınır güvenliği ve stratejik konum gibi objektif kriterlerin dikkate alındığını vurgulayan Bahçeli, belirlenen ilçeleri bölgelerine göre şu şekilde sıraladı:
Bahçeli, ilçe olma arzusu taşıyan diğer yerleşim yerlerinin durumunun ilerleyen süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yasama iradesi çerçevesinde değerlendirilebileceğini aktardı.

İdari yapılanmadaki değişikliğin devlet hizmetlerini vatandaşın ayağına götüreceğini aktaran Bahçeli, kamu idaresindeki hantallığın giderilmesi ve bölgesel kalkınma odaklarının güçlendirilmesi hedefini işaret etti.
Büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasındaki görev ve yetki karmaşasının sona erdirilmesi gerektiğinin altını çizen Bahçeli; Büyükşehir Belediyesi Kanunu, Belediye Kanunu, Köy Kanunu, İl İdaresi Kanunu ve İl Özel İdaresi Kanunu başta olmak üzere mahalli idareler mevzuatının bütüncül anlayışla yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Kamu personel rejiminin liyakat esaslı yapılandırılması ve muhtarlık kurumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, rant ve yolsuzluklara karşı denetim mekanizmalarının kurumsal güvenceye kavuşturulmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
TEMSİL ARTACAK MOTİVASYON YÜKSELECEK
Projenin kamu maliyesine aşırı yük getirmeyeceğine dikkat çeken Bahçeli, sıfırdan şehir inşası yerine mevcut teşkilat, araç ve personelin yeni illere aktarılarak tasarruf sağlanacağını kaydetti.
Düzenlemenin idarede stratejik büyüme hamlesi olarak öne çıkacağını vurgulayan Bahçeli, idari yapının genişlemesiyle siyasi temsilin artacağını ve toplumsal motivasyonun yükseleceğini belirtti.








































































