News articles are published in Turkish.

03.11.2026 • Salı Fethiye 17° BIST 11.017,75
Gold 6.328,53 TRY Dollar 49,9974 TRY Euro 55,9527 TRY
BREAKING NEWS
Formula 1 Türkiye’ye dönüyor! Bakan Ersoy’dan WTM Londra’da turizmde yeni dönem mesajı Başkan Erdoğan'dan 3 Kasım 2002 mesajı: 24 yıl önce Anadolu ihtilaline imza attık Türkiye’nin nükleer yolculuğunda Berat Albayrak imzası! Akkuyu’dan yeni ufuklara! Asil Gök ve Derya Uluğ'un sır gibi saklanan düğün tarihi sızdı! İşte o sürpriz tarih ve mekan ⚠️🌧️⛈️ EDİRNE'DE ŞİDDETLİ SAĞANAK ve MARMARA'DA FIRTINA UYARISI! UYARI NO:129 🌊 Meteoroloji'den KIRMIZI ALARM! 🚨 MHP Muğla İl Başkanlığı Yarın Sahada — Milas'tan Fethiye'ye Teşkilat Buluşması Muğla Ticaret Odaları Yeni Dönem - Tebrikler! 6 Başkan Göreve Başladı Yeni Dönem Hayırlı Olsun! Erdem AĞAN, Reşit ÖZER, Bülent KARAKUŞ, Kemal HIRA, S. Ece Baysal Güngör, Hurşit ÖZTÜRK ÖLÜDENİZ'DE OKUL YAKININA BAZ İSTASYONU İTİRAZI BÜYÜYOR - Aileler Çocuklar yaşlılar Uzak Tutulsun! Formula 1 Türkiye’ye dönüyor! Bakan Ersoy’dan WTM Londra’da turizmde yeni dönem mesajı Başkan Erdoğan'dan 3 Kasım 2002 mesajı: 24 yıl önce Anadolu ihtilaline imza attık Türkiye’nin nükleer yolculuğunda Berat Albayrak imzası! Akkuyu’dan yeni ufuklara! Asil Gök ve Derya Uluğ'un sır gibi saklanan düğün tarihi sızdı! İşte o sürpriz tarih ve mekan ⚠️🌧️⛈️ EDİRNE'DE ŞİDDETLİ SAĞANAK ve MARMARA'DA FIRTINA UYARISI! UYARI NO:129 🌊 Meteoroloji'den KIRMIZI ALARM! 🚨 MHP Muğla İl Başkanlığı Yarın Sahada — Milas'tan Fethiye'ye Teşkilat Buluşması Muğla Ticaret Odaları Yeni Dönem - Tebrikler! 6 Başkan Göreve Başladı Yeni Dönem Hayırlı Olsun! Erdem AĞAN, Reşit ÖZER, Bülent KARAKUŞ, Kemal HIRA, S. Ece Baysal Güngör, Hurşit ÖZTÜRK ÖLÜDENİZ'DE OKUL YAKININA BAZ İSTASYONU İTİRAZI BÜYÜYOR - Aileler Çocuklar yaşlılar Uzak Tutulsun!
Markets Updated:
All Markets
Fethiye (default region)
Health

Türkiye canlıdan böbrek naklinde dünyada birinci oldu, kadavrada milyonda 5'te kaldı

Türkiye canlıdan böbrek naklinde dünyada birinci oldu, kadavrada milyonda 5'te kaldı
Booking Turkey724 TransferSponsorSponsor 4Sponsor 5Sponsor 6Sponsor 7Sponsor 8Sponsor 9Sponsor 10Sponsor 11Sponsor 12

Türkiye canlıdan böbrek naklinde dünyada birinci oldu, kadavrada milyonda 5'te kaldı İstanbul'da düzenlenen toplantıda üç dernek, kadavradan organ bağışının 1 milyon nüfus başına 5'te kaldığını, canlıdan böbrek naklinde

Fethiye'de ✍️🖋 DYN د ي ن Life & Live E L L H ال ل ه Asist System. — Fethiye’de ✍️🖋 DYN د ي ن Life & Live E L L H ال ل ه Asist System | haberodasi.com ✍️🖋 Helal El Diyar Medya · Sağlık arşivi.

Türkiye canlıdan böbrek naklinde dünyada birinci oldu, kadavrada milyonda 5'te kaldı

Türkiye canlıdan böbrek naklinde dünyada birinci oldu, kadavrada milyonda 5'te kaldı

İstanbul'da düzenlenen toplantıda üç dernek, kadavradan organ bağışının 1 milyon nüfus başına 5'te kaldığını, canlıdan böbrek naklinde Türkiye'nin dünyada birinci olduğunu açıkladı. Uzmanlar, 33 bin organ bekleyen hasta için farkındalığın artırılması gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin canlıdan organ naklinde dünyada birinci olduğu, kadavradan organ bağışının ise 1 milyon nüfus başına 5 düzeyinde kaldığı ve sayıların artması için toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği kaydedildi.

İstanbul'da, 3–9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında Türk Nefroloji Derneği, Türk Yoğun Bakım Derneği ve Organ Nakli Koordinatörleri Derneği işbirliğiyle basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıda, Türkiye'de organ bağışının güncel tablosu ile kadavradan bağış oranlarını artıracak ve hastalara umut olacak adımlar kamuoyuyla paylaşıldı.

Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye'nin canlıdan böbrek naklinde çok iyi durumda olduğunu ve dünyada birinci sırada yer aldığını belirterek, "Bizim bunu aynı şekilde kadavra böbrek nakline de taşımamız gerekiyor." dedi.

Bu konuda dünyanın en iyi ülkelerinin İspanya ve Amerika Birleşik Devletleri olduğunu ifade eden Türkmen, "Oradaki rakamlara ulaşmak çok zor değil ama çabalarımız genellikle istikrarlı olmuyor." diye konuştu.

Türk Nefroloji Derneği ile Sağlık Bakanlığının her yıl Türkiye'deki bütün coğrafi alanlardan topladığı istatistiksel verilere değinen Türkmen, "Her sene 14 bin yeni diyaliz hastası ortaya çıkıyor. Biz ne kadar nakil yapabiliyoruz? İstiyoruz ki tabii bunların hepsine nakil yapalım ama bugün için değil, bu kadar organ bulamıyoruz. Yaklaşık her sene 3 bin 500 civarında böbrek nakli yapabiliyoruz. Çok çok az bir rakam." dedi.

Bu sonuca göre yıllar içinde diyaliz hastalarının sayısının arttığını kaydeden Türkmen, bu hastaların da daha düşük yaşam kalitesiyle hayatlarını sürdürdüğünü belirtti.

Prof. Dr. Türkmen, kadavradan yapılan nakillerde Türkiye'nin dünyada 20-25. sırada yer alabildiğini kaydederek, "Bunu artırmak için yoğun şekilde çaba harcamak gerekiyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 33 bin civarında hasta organ bekliyor görünüyor. Bunun 28 bini böbrek bekliyor, işte 2 bin 500 tane karaciğer bekleyen, 1500 kalp bekleyen hastamız var. Özellikle böbrek bekleyen hasta sayısına dikkati çekmek istiyorum. Türkiye'de şu anda bildiğimiz kadarıyla 85-90 bin. Biz hastamızın iyiliğini istiyoruz. Çok uzun yaşasın, çok iyi yaşasın istiyoruz. Bunun için de uzun süre diyalizde kalmaması gerekiyor. Organ nakline ulaşabiliyorsa organ nakli yaptırması gerekiyor. Ama daha onların kadavra listesine girmesi gerektiğinden haberi bile yok." şeklinde konuştu.

"Tek eksiğimiz biraz daha toplumsal farkındalık"

Organ Nakli Koordinatörleri Derneği Başkanı Öğr. Gör. Nilgün Bilal, organ nakli yapılabilmesi için organ bağışına ihtiyaç olduğuna dikkati çekerek, "Neden bizde organ bağışı bu kadar yetersiz?" diye sordu.

Bilal, hastaların umutsuzluk nedeniyle listelere bile kayıt olmadığını ve kendilerini ölüme terk ettiğini söyledi. Bilal, "Her türlü organ naklini yapacak dünyanın en ileri seviyesinde merkezlerimiz var. Vatandaşın bağışladığı her organın ülkenin herhangi bir yerindeki en uygun hastaya devletin yine imkanlarıyla ulaştırılacak bir sistemimiz var, yoğun bakımlarımızda beyin ölümü tanısı da konulabiliyor, yeterli sayıda yoğun bakım yatağımız var, tek eksiğimiz biraz daha toplumsal farkındalık." açıklamasını yaptı.

Bilal, "Canlı vericili nakillerde son 5-6 yıldır dünya rekoru kırıyoruz. Canlı vericili nakilleri dünya bizden öğrenmeye çalışıyor." diye konuştu. Tüm bunları yaparken neden ölenlerden organlarının alınamadığını soran Bilal, şunları söyledi:

"Toplumdaki farkındalık seviyesi az olduğu için, yetersiz olduğu için. Hem devletin çabaları hem bizlerin çabaları hem sizlerin çabaları bence yetersiz kalıyor. Bence bugün burada büyük bir adım atılabilir, bir iyilik hareketi başlatılabilir. İspanya'daki 1 milyon nüfus başına 50, Avrupa ülkelerindeki 20 ile 40 arasındaki organ başı oranları. Ülkemizde ölen kişilerden 1 milyon nüfus başına 5 civarında organ bağışı yapılıyor. Organ bağışı yapılabilmesi için ülkede toplumsal farkındalığın yerleşmesine ihtiyaç var. Organ bağışlamama değil, organ bağışlama kültürüne ihtiyacımız var. Organ bağışlama kültürünü de devletin ve bizlerin adımları şu ana kadar yeterli gelmedi."

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül ise kadavradan organ bağışında Türkiye'nin canlı vericili nakillere kıyasla geride kaldığını ve özellikle yoğun bakımlardaki beyin ölümü algısının düzeltilmesi gerektiğini belirtti.

Gül, "Canlı verici nakillerde Türkiye ülke olarak ilk sıralarda yer alırken, kadavradan organ bağışında maalesef orta-alt sıralara doğru kaymış durumda. Son yıllarda özellikle Kovid-19 pandemisiyle birlikte bu düşüş daha da belirgin hale gelmeye başladı. Bakanlığımızın bu yönde ciddi çalışmaları var, buna şahit oluyoruz. Dernekler olarak bizler de son yıllarda özellikle beyin ölümüyle ilgili farkındalığı artırmak adına farklı bölge toplantıları yaptık. Uygun koşullarda sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket ederek bir 'Beyin Ölümü Deklarasyonu' yayımladık." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bu alandaki hukuki geçmişine değinen Prof. Dr. Gül, "Burada temel amacımız, beyin ölümünün tıbben ve hukuken bir ölüm olduğu gerçeğini hem halkımıza anlatmak hem de bu konuda kafalarda oluşan soru işaretlerini gidermekti. Aslında beyin ölümüyle ilgili yasa, dünyada belki de ilk ülkelerden biri olan ülkemizde 1979 yılında kanunlaşmıştı. Tarihsel olarak aslında çok iyi bir yerdeyiz." dedi.

-"Bitkisel hayatta solunum sürer, beyin ölümünde tamamen durur"

Beyin ölümünün koma veya bitkisel hayatla karıştırılmaması gerektiğinin altını çizen Gül, "Kliniklerde hasta yakınlarından sıkça 'Ya hastam uyanırsa?' sorusunu duyuyoruz. Beyin ölümü anlık bir karar değildir, beyin ve beyin sapının geri dönüşümsüz hasarıdır. Bitkisel hayattaki hastanın spontan solunumu ve kalp atımı sürerken, beyin ölümü gerçekleşen kişide solunum tamamen durmuştur. Biz yoğun bakımda cihaz desteğiyle organları korumaya çalışırız. Beyin ölümü tanısını koyan hekim ekibi ile organ naklini gerçekleştirecek ekip tamamen birbirinden bağımsızdır ve etik olarak nakil sürecinde yer almaz." diye konuştu.

Türkiye'de 2026 yılının ilk 10 ayına ilişkin verileri de paylaşan Gül, şunları kaydetti:

"Ülkemizde bu yılın ilk 10 ayında toplam 2 bin 78 kişiye beyin ölümü tanısı konuldu ancak bu vakalardan sadece 375'inde organ bağışı gerçekleşti. Yani beyin ölümü gerçekleşen hastaların yaklaşık yüzde 18'i bağışa dönüştü. Bağış yapılmayan 1703 vaka dikkate alındığında, her bir beyin ölümünün ortalama 8 organla hayat kurtarma potansiyeli olduğu göz önüne alınırsa yaklaşık 13 bin 600'ü aşkın nakil imkanı kaybedilmiş oldu. Toplumdaki 'uyanır mı' kaygısını gidermek ve aileleri doğru bilgilendirmek zorundayız."

Açıklamaların ardından uzmanlar basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

E-Devlet üzerinden yapılan organ bağışlarına değinen Gül, Temmuz 2025'teki yönetmelik değişikliğiyle bağış sayısının son 5-6 ayda 3 katına çıktığını bildirdi. Yeni mevzuatla aile onayı şartının kalktığını vurgulayan Gül, "18 yaşından büyük ve akli dengesi yerinde bir birey e-Devlet'ten bağış yaptıysa yasal olarak aile izni aranmıyor. Aile 'hayır' dese dahi kişinin kendi vasiyeti geçerli sayılıyor." ifadelerini kullandı.

Türkmen, Türkiye'de böbrek nakli yapan merkezlerin ve cerrahi altyapının yeterli olduğunu, hatta tek günde bile çok sayıda böbrek bağışı karşılanabilecek donanıma sahip bulunduklarını belirtti. Türkiye'deki transplant cerrahlarının uluslararası alanda ulaştığı seviyeye dikkati çeken Türkmen, "Bugün ABD'den ve İngiltere'den Türkiye'ye canlı donörden karaciğer naklini öğrenmeye gelen cerrahlar var, bizim cerrahlarımız onlara eğitim veriyor." diyerek cerrahi altyapı ve uzmanlık açısından hiçbir eksiğin bulunmadığını, temel sorunun organ bağışı azlığı olduğunu vurguladı.

Nakil sayılarını artırmak için çapraz nakil havuzlarının önemine değinen Bilal, kan grubu veya immünolojik uyumsuzluk nedeniyle aile içinden organ alamayan hastalar için oluşturulan çapraz nakil sisteminin, toplam nakil sayılarını yaklaşık yüzde 10 oranında artırdığını, bu konuda dernekler ve bakanlık tarafından yürütülen çalışmalarla önümüzdeki süreçte bu sayının daha da yükseleceğinin öngörüldüğünü ifade etti.

Toplantıda ayrıca, nefrolog (böbrek uzmanı) sayısının yetersizliğine işaret edilerek, Türkiye'de milyon nüfus başına düşen nefrolog sayısının Avrupa ülkelerine kıyasla çok düşük kaldığı, koruyucu hekimlik ve diyabet/hipertansiyon hastalarının takibi açısından periferde görev yapacak nefrolog sayısının artırılması gerektiği kaydedildi.

Toplantının sonunda, üç derneğin hazırladığı "Türkiye'de Organ Bağışı Kültürünün Geliştirilmesine Yönelik Ortak Bildiri" Prof. Dr. Gül tarafından okundu. 10 maddelik bildiride şu ifadeler yer aldı:

"Organ bağışını desteklemek toplumsal bir sorumluluktur. Organ bağışı konusunda kapsamlı bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yürütülmelidir. Organ bağışına ilişkin zor sorular açıkça ele alınmalıdır. Organ bağışı sistemleri hakkında bilgilendirme yapılmalı, gönüllü bağış teşvik edilmelidir. Organ bağışı kararı aile içinde konuşulmalı ve paylaşılmalıdır. Organ bağışı konusu okullarda da ele alınmalıdır. Organ bağışı, sağlık çalışanlarının eğitimlerinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Organ bağışı ve nakil koordinatörlerinin etkin çalışması desteklenmelidir. Beyin ölümü tanısının bilimsel ölçütlere uygun, bağımsız ve tarafsız biçimde konulduğu topluma anlatılmalıdır. Organ bağışı konusundaki yanlış bilgiler ve ön yargılarla mücadele edilmelidir."

#fethiyede #haberodasi #HelalElDiyarMedya #kimkimdir #koseyazari #saglik

türkiye, canlıdan, böbrek, naklinde, dünyada, birinci, oldu, kadavrada, milyonda, 5'te, kaldı, istanbul'da, haberodasi.com, Fethiyede, Sağlık

Fethiye'de ✍️🖋 DYN د ي ن Life & Live E L L H ال ل ه Asist System.

Publisher's Manifesto

DYN Life & Live ELLH Asist System
Powered by Helal El Diyar Medya
Yayın kimliği Helal El Diyar Medya himayesindedir. Haber metinleri kaynak belirtilerek yayımlanır.
RBر ب 'bimiz ELLH ا ل ل ه'ın NAM'ına BAKIN ve GِöR'ün !!
NAM ED'ERİMKİ , BUNLARI YARATAN
RBر ب 'BİMİZ ELLH ا ل ل ه’ GANİYDİR, HAMİD’DİR
VARLIĞA BAKIN, VAR EDENİN SANATINI DÜŞÜNÜـN
EL MSVR ا ل م ص و ر
Powered by Helal El Diyar Medya

Yorum Yap

Comments are published after moderation. Sign up veya sign in to comment faster.

Approved Comments

No comments yet.

Bağlantılı · Sıradaki adım

Fethiye, Muğla · Haber · Sağlık

Haber: Türkiye canlıdan böbrek naklinde dünyada birinci oldu, kadavrada milyonda 5'te kaldı — Fethiye’de ✍️🖋 DYN د ي ن Life & Live E L L H ال ل ه Asist System

Advertising
Advertising