Avrupa'da yaşayan Asurilerden bazıları, 1990'lı yıllarda terk ettikleri Şırnak'ın Silopi ilçesine bağlı Cudi Dağı eteklerindeki Kösreli köyünde sağlanan huzur ortamıyla yeni bir hayata başladı.
Asurilerin yaşadığı Kösreli köyü, 1990'lı yıllarda güvenlik gerekçesiyle boşaltılınca yöre sakinleri farklı illere ve Avrupa ülkelerine göç etti.
Bölgede tesis edilen huzur ortamının ardından İçişleri Bakanlığınca başlatılan "Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi" kapsamında 3 aile geri dönüş için başvurdu.
Bu aileler, 2012'den itibaren köye yerleşmeye başladı. Muhtar İliş Beğtaş öncülüğünde zaman içinde 15 aile daha köye dönerek villa tipi evler yaptı.
18 ailenin yaşadığı köyde, taziye evi inşa edildi, 2 kilise restore edilerek köylülerin hizmetine sunuldu.
Yazı köyde geçiren, kışın da Avrupa ülkelerindeki çocuklarının yanına giden Asuriler için Valilik, İl Özel İdaresi ve Kaymakamlık, köyde altyapı ve üstyapı çalışmaları yürüttü.
Özel günlerde giyilen yöresel kıyafetler için şal-şapik kumaşı dokuma mesleğini de unutmayan Asurilerden 3'ü, köydeki evlerinin bir odasını atölyeye dönüştürdü.
Avrupa'da yaşayan Asuriler de zaman zaman köyü ziyaret ediyor.
"KÖYDE ŞU AN HİÇBİR EKSİĞİMİZ YOK"
Muhtar İliş Beğtaş, 1990'lı yıllarda güvenlik gerekçesiyle terk ettikleri köylerine dönmek için 2011'de "Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi"ne başvurduklarını, 2012'de döndükleri köylerinde eski harabe evlerinin yerine yeni binalar inşa ettiklerini söyledi.
Belçika, Hollanda, Almanya ve Fransa'ya yerleşen 18 ailenin dönüş yaparak köyde ev yaptığını anlatan Beğtaş, 2 kilisenin restore edildiğini, taziye evi ve misafirhane inşa edildiğini dile getirdi.
Beğtaş, "Devletimiz köyümüzün yolunu parke taşı yaptı. Elektriğini, altyapısını ve suyunu getirdi. Allah onlardan razı olsun. Köyde şu an hiçbir eksiğimiz yok, devletimizden çok memnunuz." dedi.
Cudi Dağı eteklerindeki köylerinin çok eski ve güzel olduğunu belirten Beğtaş, şöyle devam etti:
"Köyümüzün yaklaşık 450-500 yıllık olduğu belirtiliyor. Herkesi köyümüze davet ediyorum, herkese kapımız açıktır. Burada şu an 18 aile yaşıyor. Yazın burada kalıyorlar, kışın da Avrupa'ya gidiyorlar. Avrupa'dan ve çevre köylerden sürekli misafirlerimiz oluyor. Burası hiç boş kalmıyor. Sürekli kafileler, gruplar köyü geziyor. Bu köyün çocukları köye gelip hatırları yad ediyor. Köylülerimiz daha çok Belçika'da yaşıyor. Daha önce bu köyde 300 hane vardı, kalabalık bir köydü. Şimdi de yavaş yavaş gelenler oluyor. Evlerini yapanlar burada yaşamaya başladı. Burası bizim topraklarımız, burada doğduk. Uzun yıllar sonra tekrar köyümüze döndük. Köyümde olduğum için çok mutluyum ve gururluyum. Burası atalarımızdan kaldı. Atalarımızın mezarları buradadır."
Daha önce köyde yetiştirilen tarım ve hayvancılık ürünlerinin Silopi ve Cizre ilçesinde satıldığını, bunun köylülerin geçim kaynağı olduğunu dile getiren Beğtaş, köyde ata mesleği olan şal-şapik dokuması için atölye kuran 3 kişinin de mesleklerini icra ettiğini söyledi.
Bütün Kösrelileri köye dönmeye davet eden Beğtaş, "Herkesi bahçesine, toprağına, evine, atalarının mekanına sahip çıkmasına davet ediyorum. Köylerine gelsinler istiyorum. Allah'a şükür köy yavaş yavaş genişliyor. Avrupa'dan daha da gelenler var. Umudum var. Kösreli köyüne dönüş yapacaklar. Burası tatil köyü gibi. Yapılan evlerin tümünde bahçe, havuz var. Köyüme döndüğüm için pişman değilim. Döndüğüm için gururluyum." diye konuştu.
Köyde yaşayan ve evinin bir odasını şal-şapik atölyesine dönüştüren Hemşo Özbek de ata mesleğini evinin bir odasında tezgah kurarak yaşatmaya çalıştığını, 9 yıldır yaz kış evinde huzur içinde yaşadığını ifade etti.
Mesleğini kendisinden sonra gelecek nesillere bırakmak istediğini belirten Özbek, "Mesleğin kaybolmasını istemiyoruz. Burayı çok seviyorum. Akrabalarımdan bazıları da geldi beraber köyümüzde huzur içinde yaşıyoruz." dedi.
KÖYDE GEZEREK ESKİ GÜNLERİNİ YAD ETTİLER
Almanya'dan köyü ziyarete gelen Kristin Doru ise 35 yıl önce Almanya'ya göç ettiklerini, aradan geçen uzun yılların ardından köye ilk kez geldiğini söyledi.
Köyde bulunmanın çok heyecan verici olduğunu dile getiren Doru, şunları kaydetti:
"Bunca süreden sonra köye geldim, gerçekten çok duygulandım. 3 çocuğum var. İlk çocuğumu doğumdan sonra elime aldığımdaki sevinci ve heyecanı yaşadım. Çok ağladım çünkü burası benim ve ailemin yaşadığı yer. Bir haftadır köyde geziyorum eski günlerimizi yad ediyoruz. Köyde bir sürü ev yapılmış, bunun için gururluyuz. Biz gelir miyiz bilmiyorum çünkü Almanya'da bir düzenimiz var. Çocuklar büyümüş, köyde yaşayabilir miyiz zor olacak ama bakacağız."
Hinda Doru (49) da 1991 yılında 14 yaşındayken köyden ayrılarak Fransa'ya gittiğini, şimdi ise Almanya'da yaşadığını ifade etti.
Doru, "Köyde evimizin yokuşunu görünce çok duygulandım ve ağladım. Köyde çok hatıralarımız var, ilk kez gelince insan çok kötü oluyor. Çok güzel bir köyümüz var. Yıllar sonra insan evini görünce hem üzülüyor hem seviniyor, karışık duygular yaşıyorsun. Muhtarımızın öncülüğünde köyümüzde yeniden bir yapılanma var. Herkesi köye davet ediyor. Onun hakkını ödeyemeyiz." diye konuştu.
#gündem #terk #ettiler #geri #döndüler #fethiyede







































































